sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2012 Çarşamba

Simurg....

                                               "Burada anlatılanlar yaşandı!!!..."



"her şey bir tutam mavi uğrunaydı...
biraz gökyüzünden
biraz denizden
biraz kalbinizden..."

Ruhi Karadağ imzalı yarı belgesel film Simurg, 30 Kasım’da sinemalarda. Film, 1996′da başlatılan ölüm oruçlarına katılan Wernicke Korsakoff hastası 6 arkadaşın, 2000′deki ölüm oruçları ve Hayata Dönüş Operasyonu’na bakışlarını anlatıyor.

Film hakkında detaylı bilgi için:   www.simurgfilm.com



6 Aralık 2011 Salı

17. Gezici Festival

Belki şehre bir festival gelir dedik geldi:) Aşağıda kısa bir bilgi ve tüm bilgilere, şehrinizdeki festivale ilişkin programlara ulaşabileceğiniz linki de veriyorum...






1995 yılında çıktı yola Gezici Festival… Sinemanın seçkin örneklerini Türkiye’nin değişik kentlerindeki sinemaseverlere sunmak ve Türk sinemasını dünyaya tanıtmak için. 

Gezici Festival yollara düşmeden önce, sinema yalnızca bir gazete ya da televizyon haberinden ibaretti Türkiye’nin ücra köşelerinde yaşayan insanlar için. Sinema salonu bile olmayan kentlerde, sinema ulaşılması mümkün olmayan bir düştü. Festivalin ayağının değdiği yerlerde sinema salonları açıldı önce, birbirinden büyülü filmler yansıtıldı perdeye. Artık her sonbahar gözlerini yola dikip festivalcilerin kentlerine gelmesini bekleyen, sinema salonlarına sığmayan meraklı ve vefalı bir izleyici kitlesi vardı.


Festival katarında yalnızca filmler yoktu elbette… Her ülkeden yönetmenler, oyuncular, senaristler, sinema yazarları ve öğrenciler de doldurdu kentleri… Atölyeler, söyleşiler, film çekimleri… Sinema hiç bu kadar iç içe, kucak kucağa olmamıştı kitlesiyle… Sanat, gündelik hayatı hiç bu kadar kuşatmamıştı. 

Dünya sinemasının en yeni örnekleri, ustalara adanmış bölümler, Türkiye’den yeni filmler, sosyal ve kültürel konuları sinema aracılığıyla gündeme getiren özel gösterimler ve kısa film seçkileri ile Gezici Festival her yıl bir ay boyunca farklı kentlere konuk oldu.. Son on altı yıl içinde Ankara, Artvin, Bakü (Azerbeycan), Bursa, Çanakkale, Drama (Yunanistan), Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kars, Kayseri, Malatya, Mersin, Ordu, Samsun, Saraybosna (Bosna Hersek), Tiflis (Gürcistan) ve Üsküp (Makedonya) kentlerinde gösterimlerini gerçekleştirdi.. 

Bu yıl beşinci kez düzenlenecek Uluslararası Yarışma’da Birincilik Ödülü (10.000 EURO), İkincilik Ödülü (1000 EURO) ve Sinema Yazarları Derneği SİYAD’ın verdiği ödülün yanı sıra izleyicilerin oylarıyla belirlenen ve festivalde yer alan kısa filmlerden birine verilen İzleyici Ödülü verilmektedir. Festivalin bir amacı da konuk olarak ülkemize gelen yabancı sinemacılarla Türk sinemacıları bir araya getirmek ve ortak projelerin oluşmasına katkıda bulunmaktır. Festival Yönetimi, programdaki filmlerin ticari gösterime girmesi veya televizyonda yayınlanması konusunda da çaba harcamaktadır. Gezici Festival 2006’dan bu yana “Sinema Konuşalım” başlığı altında gençlik buluşması gerçekleştirmektedir. Etkinlik kapsamında Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen genç sinema öğrencileri usta sinemacılarla buluşmaktadır. Zeki Demirkubuz, Tuncel Kurtiz, Tarık Akan, Reha Erdem, Derviş Zaim, Erkan Oğur, Cem Yılmaz, Serra Yılmaz, Gökhan Tiryaki, Çiçek Kahraman ve Natali Yeres gibi birçok sinema profesyonelini geleceğin sinemacılarıyla buluşturan “Sinema Konuşalım” etkinliği büyük bir okul olma amacını taşımaktadır. 

Gezici Festival, Türkiye’den ve yurtdışından sinemacıları çeşitli atölyeler için konuk etmekte ve bu atölyeler süresince ülkemizden gençler yurtdışından gelen konuklarla birlikte filmler üretmektedirler.






24 Mart 2011 Perşembe

Benim Adım Khan/My Name is Khan...



Son dönemlerde sosyal paylaşım sitelerinde hızla yayılan bir video var. "Terörist Kime Denirmiş!" başlığı altında Üniversite amfisinde bir derste geçen Amerika ve İslam üzerine bir tartışmayı konu eden ve oradaki  karakterin son cümlesiyle içimizin yağlarını eriten diyaloğun yer aldığı video. Aslında 2010 yılında vizyona giren   "Benim Adım Khan/My Name is Khan" isimli  bir Hint filminden alınan sahne bu. Henüz filmi bu sahnesinin dışında izlemiş değilim ama yaptığım araştırmaya göre filmin konusu; Rızvan Khan (Shahrukh Khan) kücüklüğünü annesiyle (Zarina Vahab) ıssız bi yerde geçiren bir müslümandır. Annesi öldükten sonra Amerika'ya kücük kardesinin yanina gider. Orada tanistigi ve asik oldugu Mandira (Kajol) adında dul ve hindu bir kadin ile evlenir. Rızvan Khan aynı zamandada Asperger sendromu hastasıdır. Bu hastalık Otizm rahatsızlığının bir çeşididir ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. 11 Eylül saldirilardindan sonra Mandira'nin oglu rasist kesimler tarafindan döverek öldürülür. Öldürülme sebebi annesi evlendikten sonra Khan soyadini almis olmalaridir. Bunun üzerine Mandira Rizvan'i terk eder. Rizvan ne zaman geri gelebilecegini sorunca, Mandira ona Amerika Birlesik Devletleri baskanina gidip, adinin Khan oldugunu ama bir terörist olmadigini aciklamasini ve ondan sonra geri gelmesini söyler. Rizvan hastaligi dolayisiyla bunu ciddiye alir ve yolculuguna baslar. Baskan ile bulusmadan geri dönmeyecektir ve ona diyecektir ki: Sayin Baskan, benim adim Khan ve ben bir terörist degilim.

YönetmenKaran Johar
YapımcıKaran Johar, Shahrukh Khan
SenaristKaran Johar, Shibani Bathija Dialog : Niranjan Iyengar, Shibani Bathija
OyuncularShahrukh Khan
Kajol
Jimmy Shergill
Sonya Jehan
Zarina Wahab
Tanay Chheda
Parvin Dabas
Arif Zakaria
Sheetal Menon
Arjun Mathur


şu çok izlenen video da burada...