"burası bizim değil, bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi" (tezer özlü)
hrant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hrant etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Ocak 2012 Salı
Bu ülkede faili meçhul yoktur, faili meşhur vardır!!!
bu ülkede yanlış giden "herhangi" bir şeye, düzene, sisteme itiraz etsen terörist adledilebilirken (örn:bakan Şahin:-"Terör örgütünü, yaptığı resmin tuvaline, yazdığı makalesine, fıkra ve şiirlerine, sanatına yansıtarak destek verenler de var") Hrant'ı öldürenlere aynı devlet, polisin ve jandarmanın şak şakları altında işin içinde örgüt yoktur diyerek mahkemeye meydan okuyarak Yasin Hayal'e " kalemimi kıracak delikanlı arıyorum" dedirtecek cesareti veriyor!!!
9 Ocak 2012 Pazartesi
Hrant Dink’in Mektubu; “Aç gözlerimi hadi…"
Bugün okuduğumda beni çok etkileyen bir yazı Haber Fabrikası'ndan....
Ey Sevgilim
Ey sevgilim, ey birtanem, ey ‘ben’tanem!
Aç gözlerimi hadi…
Ey sevgilim, ey birtanem, ey ‘ben’tanem!
Aç gözlerimi hadi…
Ve anımsa.
Günlük ezberimizin bozulduğu, sıradan söylemlerimizin kekeleştiği ilk göz sevişmelerimizi anımsa.
Sınırlanmış yaşantımızı ilk yırtışımızı…
Dayatılanlara, sunulanlara yenik düşmüş bakışlarımızın ilk dirilişini, direnişini…
Tarih yaratıyordu artık o gözler… Anımsa.
Tarih yaratıyordu artık o gözler… Anımsa.
Yüklüydük, gayrı insani yüklerin en ağırıyla…
Aşk bu, kolay mı öyle kapıp da kaçmak? Kolay mı öyle tarih yaratıp da zamanın insafına terketmek?
Sırtlayıp taşınması gerekirdi geleceğe… Beslenmesi gerekirdi.
Sırtlayıp taşınması gerekirdi geleceğe… Beslenmesi gerekirdi.
Azalmanın değil çoğalmanın hücresiydi sırtladığımız… Bütün hallerimizin çekirdeğiydi.
Artık silahımız da oydu… Atom bombamız da.
Nice acılı ve zalim çalkantıların arasından hep onun sayesinde sıyrılacaktık.
Onu kaybetmemeliydik. O bizim tarihte ilk kurtarılacak ve hep kurtarılacak üretim aracımızdı.
Onu kaybetmemeliydik. O bizim tarihte ilk kurtarılacak ve hep kurtarılacak üretim aracımızdı.
Zamanla hesaplaşmamızda, didişmemizde, cebelleşmemizde tek kalemizdi. “Büyük dünya”ya karşı verdiğimiz mücadelede “Küçük dünyamız”dı, savunma alanımızdı, sığınağımızdı.
Ey sevgilim, ey aşkım!
Sen var ya sen, hep uğruna mücadele ettiğim barıştın, huzurdun.
Farklı olma hakkımın, eşit yaşama arzumun ve özgürlük sevdamın köküydün.
Sen benim sonradan kazandığım sosyal bir hak değil, insan olma temelimdin. Ta kendimdin, halimdin.
Farklı olma hakkımın, eşit yaşama arzumun ve özgürlük sevdamın köküydün.
Sen benim sonradan kazandığım sosyal bir hak değil, insan olma temelimdin. Ta kendimdin, halimdin.
Sakındığımdın. Ödediğim bedellerin nimetiydin. Hep yaşadığım ama hiç erişemediğimdin.
Sevgilim!
İnan ben seni onursuz hiçbir sevdayla aldatmadım.
Bedelin pahalıydı, ödedim… Ödeyeceğim.
Ve günün birinde sevgilim, gözlerim yorulanda…
Çağır çocukları yanına.
Aç gözlerimi son bir kez.
Bedelin pahalıydı, ödedim… Ödeyeceğim.
Ve günün birinde sevgilim, gözlerim yorulanda…
Çağır çocukları yanına.
Aç gözlerimi son bir kez.
Onlara bebeklerimi göster ve de ki:
“Sizin babanız beni işte bunlarla sevdi.”
16 Ocak 2011 Pazar
Hrant İçin Adalet İçin
4 YIL OLDU
4 yıldır adaleti, vicdani, hukuku arıyoruz.
Bulamıyoruz.
4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz.
Bulamıyoruz.
4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin
arkasındaki güçlerden söz ediyoruz,
laf dinletemiyoruz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
devleti mahküm etti, "ucuz atlattık" diye sevindiler.
İnsanlık hakkımızı kullandık, adalet istedik,
çocuk dediler.
Çocuk gitsin, ağabeyleri gelsin dedik, umursamadılar.
Vatandaşlık hakkımızı kullandık, sorular sorduk,
cevap vermek yerine dalga geçtiler.
Hrant Dink’i aramızdan almalarının 4. yılında
bir kez daha omuz omuza vermek için,
ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte
onu anmak icin 19 Ocak'ta, saat 3'te,
Hrant'ın vurulduğu yerde buluşuyoruz.
Bebekten katil yaratan karanlığa ışık tutmayanlar
o karanlığı istiyor demektir.
O karanlığı hep birlikte ortadan kaldıralım.
19 Ocak Çarşamba
saat 15:00
Agos Gazetesi önü
Bulamıyoruz.
4 yıldır yargıyı, hükümeti, meclisi arıyoruz.
Bulamıyoruz.
4 yıldır, sokak ortasında arkadaşımızı katledenlerin
arkasındaki güçlerden söz ediyoruz,
laf dinletemiyoruz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
devleti mahküm etti, "ucuz atlattık" diye sevindiler.
İnsanlık hakkımızı kullandık, adalet istedik,
çocuk dediler.
Çocuk gitsin, ağabeyleri gelsin dedik, umursamadılar.
Vatandaşlık hakkımızı kullandık, sorular sorduk,
cevap vermek yerine dalga geçtiler.
Hrant Dink’i aramızdan almalarının 4. yılında
bir kez daha omuz omuza vermek için,
ailesi, dostları ve bütün sevenleriyle birlikte
onu anmak icin 19 Ocak'ta, saat 3'te,
Hrant'ın vurulduğu yerde buluşuyoruz.
Bebekten katil yaratan karanlığa ışık tutmayanlar
o karanlığı istiyor demektir.
O karanlığı hep birlikte ortadan kaldıralım.
19 Ocak Çarşamba
saat 15:00
Agos Gazetesi önü
19 Ocak 2011 Çarşamba,
Saat 17'30 da, İZMİR Konak’ ta olacağız.
Karanfilini, Mumunu, Meşaleni Al, Sende Gel!
Saat 17'30 da, İZMİR Konak’ ta olacağız.
Karanfilini, Mumunu, Meşaleni Al, Sende Gel!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


