10 Ocak 2011 Pazartesi

Hameran_Düşler Evi

"Çocuk işçidir"...Bangladeş'te tuğla fabrikalarında...Çukurova'da pamuk tarlalarında...Afrika'da elmas madenlerinde...Karadeniz'de fındıkta...Güney Amerika'da tekellerin insanlık dışı atölyelerinde...

"Özgürlüğe atılan taşın bedeli boyundan büyük..."

Filistin'de aslan...Amed'de tutsak...Halepçe'de ölü...

Ferhat...Ceylan...Uğur...

17'sinde darağacında...

"Düşler Evi; hayallerim bir uçurtma, uçunca...
Düşler Evi; sınıfı sınırı olmayan bir dünya...
Herkes eşit, kardeş...Özgür ve hakça...
Düşler Evi; hayallerim bir uçurtma uçunca..." 

"...İştah olduğunu zannederek açlığı tanıdım; küçük çatalımın ucuyla son pirinç tanesini avlar, iplerle kendi ayakkabılarımı tamir ederdim..." 

Her yıl açlıktan ve tedavi edilebilir hastalıklardan ölen beş yaş altı on milyon çocuk...Dünyanın bir yerlerinden "açlığını iştah zanneden" Castro misali hiç tanımadığı, yüzünü görmediği, el sıkışmadığı kardeşleri için mücadele eden yeni "umutlar" çıkması dileği ile...


                                                                       www.myspace.com/hameran


2 yorum:

zihni dedi ki...

öyle bir zamana sürükleniyoruz ki, aç, sefiil, ve rezilliğimizle, elimize tutuşturulan teknolojik oyuncaklarla mutluluk rolü yaparak oyalanmayı yaşamak sanıyoruz!

Oysa her şey FARKINDALIKla netleşirdi. dünyanın bu günkü egemen düzenini değiştirmek zor gibi görülüyor da, farkındalık çok zor değildi. farkındalık iç hesaplaşmayla kazanışlacak bir kültür özelliği; iç özgürlük gibi... bu durum mevzinin yarısı demek, diğer yarısı çorap söküğü gibi gelecek. kolay olanı başaramadığımız için, zor olanı kazanamıyoruz!

İzlemeye değer bulduğunuz için teşekkür ziyaretimdi bu:)

Ronî Zeryan dedi ki...

İnsan olanın dili, dini, ırkı yoktur... İyi ki dilsiz, dinsiz, ırksızız... İnsanız iyi ki...